Hasan ÖZDEMİRCİ

Hasan ÖZDEMİRCİ

14.11.2024 18

HASAN ÖZDEMİRCİ (1954-1995)

   Antalya Korkuteli ilçesi Küçükköy'de 1954 (Nüfus da 1956) yılında doğdu. Ailesi 1250 yıllarında Anadolu'ya Horasan’dan göç eden Türkmenlerdendir. Amcaları Kurtuluş Savaşı’na gitmiş ve dönmemişlerdir. Dedesi de askere gidip askerde vefat etmiştir. Hafız Mustafa olarak da bilinen babası çiftçilikle geçimini sağlamaktaydı. Evin ilk çocuğudur. İlkokulu kendi köyünde tamamladıktan sonra, orta öğrenimine Antalya İmam Hatip Okulunda devam etmiştir. Antalya'da ortaokul ve lise yıllarını çok zor şartlar altında okudu. Aslan lakabıyla bilinen an ne ta rafından dedesi, eğitimi süresince maddi-manevi her türlü desteği vermiştir. 4 yıl öğrenim süresi olan İmam Hatip Lisesinin lise son sınıf derslerini lise 3. sınıfta vererek liseyi bir yıl erken bitirdi. 1971 -1972 devresinde mezun oldu. Aynı yıl Konya Yüksek İslam Enstitüsüne başladı. Yüksek İslam Enstitüsünü okurken İmam-Hatiplik görevi de alarak hem çalıştı hem okudu.

   Üniversite yıllığında onunla ilgili "Her şeyi vaktinde değerlendirmek ona mühim olan husustur. Faydalı işler yapmak hevesiyle kalbi dolup taşan, en büyük arzusu, Müslümanları her yönüyle ilerlemiş, mesut ve bahtiyar görmektir. “ denilmiştir. Bu hissiyatı ölene kadar hiç değişmemiş, her an insanlara nasıl faydalı olurum, insanları nasıl bilinçlendiririm çabasıyla geçmiştir.

   Üniversiteyi bitirdikten sonra Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak tayini Afyon iline çıktı. Orada görev yaparken yedek subay olarak askerlik görevi çıktı. Acemiliğini Tuzla'da yaptıktan sonra Ankara'da yedek subay olarak askerliğini tamamladı. Sonrasında Ankara Nallıhan ilçesine tayini çıktı. Orada da gençlerle ve halkla yakın temas halinde gece gündüz insanları bilinçlendirmek için gayret gösterdi. 3 yıl gibi kısa bir sürede yüzlerce öğrencisi ve halktan sevenleri oldu. Gençliğinde top oynamayı severdi. Öğrencileriyle beraber sık sık top oynardı. Belindeki bir rahatsızlık nedeniyle spor yapmayı bırakmak zorunda kaldı.

   Ailesinin tek erkek çocuğu olması nedeniyle ailesine de bedenen yardımcı olabilmek için Korkuteli 'ye tayin istedi. Ancak bu talebine uzun süre Millî Eğitim Bakanlığından olumlu cevap alamadı. Öğretmenlik vazifesinden feragat ederek imamlığa geçmek suretiyle Korkuteli Demirci Süleyman Pazar Camisi'ne imam olarak atandı. 4 yıl burada imamlık yaptı. Gençlerin eğitimini ve bilinçlendirilmesini önemsediği için imam hatip lisesinde de dışardan derslere girdi. Öğretmenliğe geçiş talebi Milli Eğitim tarafından kabul edilince tekrar öğretmenliğe geçiş yaptı. Korkuteli İmam Hatip Lisesinde 1994 yılına kadar öğretmenlik yaptı. 1994 ilçe belediye seçimlerinde arkadaşlarının yoğun isteği üzerine aday oldu. Seçimi az farkla kaybetti ve Elmalı İmam Hatip Lisesine tayin oldu.

   1 yıl gibi bir sürede Elmalı ilçesinde çok sayıda öğrencisi, arkadaşı ve sevenleri oldu. Elmalı ilçesinde de durmaksızın ilim ve irşatla meşgul oldu. Sonra Antalya iline tayin edildi. Antalya'da da ilim ve irşat çalışmalarına ara vermeksizin devam etti. 1995 yılının Haziran ayında bir trafik kazası sonucu 41 yaşında hakkın rahmetine kavuştu. 41 yıllık hayatını durmak bilmeksizin hakka adadı. Gece gündüz sanki erkenden öleceğini bilen birisi gibi ilim ve irşatla geçirdi. İnsanları hakka çağırdı. Dünya ve ahireti birlikte dengeli yürütmeyi tavsiye etti. Öğrencilerine başarılı olmaları için çok ve disiplinli çalışmalarını ama bir kul olduklarını da unutmamalarını, özellikle de “Namaz” konusunda gevşeklik göstermemelerini tavsiye ederdi. Namaz konusunda gevşeklik göstermeyin dedi. Dinin direği namaza çok önem verirdi. Kendisi de sabah ve yatsı namazlarında camiye cemaate devam etmeye özel ihtimam gösterirdi. Dilinden ve kalbinden hakkı zikri düşürmeyen ilim ve gönül insanıydı. Görev yaptığı her yerde merkez camisinde müftülüklerden resmi izinle Cuma namazı öncesinde cemaate vaaz ve nasihatlerde bulunurdu. Güçlü hitabeti onu toplumda sevilir ve sayılır yapmıştı. Samimiyeti, azmi, inancı, kararlılığı, adanmışlığı vaaz ve nasihatlerinde kendini gösterirdi. Temel eserlerin olduğu büyükçe bir kütüphanesi vardı. Eline imkân geçtikçe temel eserleri satın alır ve sohbetlerine bu eserlerden hazırlanırdı.

   Hazırlık ve çalışma yapmadan kürsüye çıkmazdı. Düzenli bir şekilde perşembe akşamları da öğrencilerle özel sohbet yapardı. Bazen kendi evinde, bazen davet edildiği yerlerde sohbetler eder gençleri ve halkı bilgilendirirdi. Kendisinden kim ne isterse elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışırdı. Dargınları barıştırır, ailesinde sorun olanlara iyi telkinlerde bulunur, nikâh, düğün ve programlara davet edilirse katılırdı. Maddi sıkıntı içinde olanların ihtiyaçlarının karşılanmasında vesile olmaya çalışırdı. Öğrencilerinin ona sevgisi ve saygısı başkaydı. Öğrencilerine baba şefkatiyle yaklaşır, onların her türlü derdiyle dertlenir ve çözümler bulurdu. İlçeden uzakta olan ve okuma imkânı olmayan gençlerin okuyabilmesi için ev ve yurtlar açılması için teşvik eder, okumak imkânı bulamayan öğrencilerin okumasını sağlardı. Bu amaçla merkezi İstanbul'da bulunan İLKSAV'a (İlim Kültür ve Sanat Vakfı) bağlı bir yurdun yapımına, arsa bağışlayacak hayırsever bularak, köy köy dolaşıp hayır toplayarak ve bizzat inşaatında çalışarak öncülük etti.

   İmam hatip okulunun ihtiyaçlarının karşılanması, fakir öğrencilerin okutulması, yurt yaptırılması, kuran kursu yaptırılması, cami yaptırılması gibi hayır işlerinde gece gündüz koşuşturdu. Anne Babasını ve yakın akrabasını gözetti. Fakire, miskine, borçluya, yolda kalmışa, çaresize, muhtaca kol kanat germeye çalıştı. Salih bir mü'min nasıl olmalıysa öyle yaşamaya gayret etti. 1995 yılında kaza yaptığında ameliyata girmeden hatanın kendisinde olduğunu söyleyecek kadar erdemliydi.

   Vefat ettiğinde bir kız dört oğlan 5 çocuğu vardı. Cenab-ı Hak mekânını cennet etsin. Öğrencilerinin aradan bunca sene geçmesine rağmen ismini bir okula vererek hizmetlerini ve mücadelesini unutturmamaları bir alicenaplıktır. Bu okula ismi verilen hocalarının 41 yıla neleri sığdırdığını, nasıl gecesini gündüzüne katıp hakkın rızasını kazanmak için çabaladığını hatırlamaları, ismini hatırlamalarından çok önemlidir. Her fani gibi bu dünyaya geldi ve bu dünyadan geçti. Yaptıkları, samimiyeti, ilmi, irfanı, inandığı gibi yaşaması, insanlığı, mü'min bir kul olmak için çabası, Salihlerden olma duası bu okulda okuyan gençler için örnek olmalı.